Türkiye’nin otomotiv sektörü, 2025 yılında tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. Yıl boyunca yaklaşık 190 bin adet elektrikli otomobil satışıyla Türkiye; Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın dördüncü büyük elektrikli araç pazarı konumuna yükseldi. Sadece iki yıl önce bu sıralamada 9. sırada yer alan Türkiye için bu başarı, sıradan bir istatistikten çok daha fazlasını ifade ediyor.
Üç Basamak, İki Yıl
Rakamlar tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. 2024 yılında elektrikli araçların toplam pazar içindeki payı yüzde 10 seviyesindeyken, 2025’te bu oran yüzde 17,5’e fırladı. Aynı dönemde Avrupa Birliği genelinde elektrikli araçların pazar payı yüzde 17,4 olarak gerçekleşti; yani Türkiye, AB ortalamasını hafifçe de olsa geçti.
Yıllık satış hacmine bakıldığında tablo daha çarpıcı hale geliyor: 2025’te Türkiye’de 189 bin 868 adet elektrikli otomobil satıldı. Norveç, Hollanda ve Belçika gibi yıllardır Avrupa’nın elektrikli araç öncüleri sayılan ülkeler bu rakamın gerisinde kaldı.
2025’te Avrupa’nın en büyük elektrikli araç pazarları şöyle sıralandı:
- Almanya — 545 bin 142 adet
- Birleşik Krallık — 473 bin 348 adet
- Fransa — 326 bin 922 adet
- Türkiye — 189 bin 868 adet
- Norveç — 172 bin 231 adet
- Hollanda — 156 bin 139 adet
Şarj Altyapısında Rekor Hız
EPDK verilerine göre 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 373 bin 733’e ulaştı. Bir yıl öncesinde bu rakam 185 bin 513’tü; yani tek yılda araç sayısı neredeyse iki katına çıktı.
Şarj altyapısı da bu büyümeye paralel ilerledi. Yıl sonu itibarıyla toplam şarj noktası sayısı 38 bin 808’e ulaşırken, bu istasyonların 16 bin 713’ü DC hızlı şarj noktalarından oluştu. Yüksek güçlü (151 kW üzeri) şarj noktası sayısı ise 7 bin 457’yi geçti.
Sektör temsilcileri önümüzdeki dönemde şarj altyapısının daha da hızlı büyüyeceğini öngörüyor. Zira araç parkı ile şarj altyapısı arasındaki denge, elektrikli araç ekosisteminin sağlıklı işlemesi için belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor.
Büyüyen Pazar, Büyüyen Altyapı İhtiyacı
Elektrikli araç sayısının bu hızla artması, yalnızca otomotiv sektörünü değil; enerji altyapısı, gayrimenkul ve perakende gibi birçok sektörü de doğrudan etkiliyor.
Alışveriş merkezleri, otoparklar, otel zincirleri ve akaryakıt istasyonları; ziyaretçileri ve müşterileri için şarj noktası kurmanın artık bir tercih değil, rekabetçi bir zorunluluk olduğunun farkında. Şehir içi hareketliliğin yoğun olduğu noktalarda şarj istasyonu varlığı, bir işletmenin tercih edilmesinde giderek daha belirleyici bir rol oynuyor.
Bu tablonun bir diğer önemli boyutu ise konutlar ve iş yerleri. Apartman yönetimleri, site yönetim kurulları ve şirket araç filolarını yöneten işletmeler; kendi bünyelerinde şarj altyapısı kurma kararını ciddi biçimde değerlendiriyor.
Tunçmatik: Şarj Altyapısında 50 Yıllık Birikim
Elektrikli araç pazarının bu hızlı büyümesi, güvenilir şarj çözümlerine olan talebi de beraberinde getiriyor. Bu noktada 50 yılı aşkın enerji deneyimiyle Tunçmatik, hem AC hem de DC şarj istasyonu çözümleriyle öne çıkıyor.
Ev tipi şarj ünitelerinden ticari hızlı şarj istasyonlarına kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan Tunçmatik; site yönetimleri, otoparklar, alışveriş merkezleri, oteller ve kurumsal filo sahiplerine anahtar teslim çözümler üretiyor. Türkiye genelindeki yaygın servis ağı ise kurulum sonrası desteği güvence altına alıyor.
Elektrikli araç dönüşümü hız kesmeden sürerken, bu dönüşümün altyapısını doğru kurmak; hem bireysel hem kurumsal yatırımcılar için kritik bir stratejik karar haline geliyor.

Tunçmatik CHARGE